Getting Started2 / 7
Piyasa katılımcıları: broker, likidite sağlayıcı, kurumsal ve bireysel
Al tuşuna bastığınızda emriniz nereye gider, fiyatı kim oluşturur ve masada kimler var. Bireysel traderın bu tablodaki gerçek yeri.

Contents5 headings
"Piyasa" dediğimiz şey tek bir yer değildir. Forex'te merkezi bir borsa yoktur; fiyat, bankalar ve büyük kurumlar arasındaki işlemlerden oluşur ve size bir aracı üzerinden ulaşır. Vadeli işlemlerde ise CME gibi merkezi bir borsa vardır, herkes aynı emir defterini görür. Hangi piyasada işlem yaptığınıza göre karşınızdaki oyuncular ve kurallar değişir. Bunu bilmeden "piyasa beni stop etti" diye düşünmek kolaydır; çoğu zaman gerçek daha sıkıcıdır.
Bankalar ve likidite sağlayıcılar
Forex piyasasının en üstünde bankalararası piyasa vardır: JPMorgan, Deutsche Bank, UBS gibi kurumlar birbirleriyle milyar dolarlık işlemler yapar. Gördüğünüz EURUSD fiyatı bu katmandan doğar. Brokerınız bu bankalardan (ya da onlara bağlı likidite sağlayıcılardan) fiyat alır, üstüne kendi payını koyar ve size gösterir. Aynı anda farklı brokerlarda birkaç pip farklı fiyat görmenizin nedeni budur; herkesin fiyat kaynağı ve marjı farklıdır.
Bu katmandaki oyuncular sizinle ilgilenmez. Sizin 0.1 lotluk emriniz onlar için yoktur. Bu, iyi haber: kimse özel olarak sizi avlamıyor. Kötü haber: sizin gördüğünüz "seviye" onların gördüğüyle aynı olmayabilir ve fiyat, sizin çizdiğiniz çizgiye saygı duymak zorunda değildir.
Broker: aracı mı, karşı taraf mı?
Broker sizinle piyasa arasındaki kapıdır ve bu kapının nasıl çalıştığı önemlidir. Kabaca üç model var. ECN/STP modelinde broker emrinizi likidite sağlayıcıya iletir; kazancı komisyon ve küçük bir spread payıdır, sizin kazanmanız ya da kaybetmeniz onu doğrudan ilgilendirmez. Market maker modelinde ise karşı taraf brokerın kendisidir: siz alırsınız, o satar. Sizin zararınız onun kârıdır. Bu, brokerın illa hile yaptığı anlamına gelmez; büyük market maker'lar müşteri pozisyonlarını toplu olarak hedge eder ve spread'den kazanır. Ama çıkar çatışması yapısal olarak vardır.
Uygulamada çoğu broker karma çalışır: küçük hesapları kendi içinde eşleştirir, büyük ve kârlı hesapları dışarı iletir. Bunu size söylemezler. Broker seçerken modelden çok regülasyona bakmanızın nedeni budur: güçlü bir düzenleyici (FCA, ASIC, CySEC) fiyat manipülasyonunu ve fon karıştırmayı denetler; offshore lisans bunu yapmaz. Broker rehberimizde her firmanın modelini ve lisansını listeliyoruz.
Kurumsal oyuncular
Hedge fonlar, varlık yöneticileri, prop trading masaları, algoritmik fonlar. Bunlar piyasada büyük hacimle ve genellikle uzun bir zaman ufkuyla hareket eder. Büyük bir emri tek seferde vermezler; fiyatı kendilerine karşı hareket ettirmemek için emri parçalara bölüp saatlere, günlere yayarlar. Grafikte gördüğünüz bazı "mantıksız" hareketlerin arkasında bu vardır: bir fonun pozisyon toplaması ya da boşaltması.
Bu oyuncuların bir de likidite ihtiyacı vardır. Bir milyar dolarlık alım için karşıda satıcı gerekir; satıcıların yoğunlaştığı yerler ise bireysel traderların stop emirlerinin yığıldığı bariz seviyelerdir. Eşit tepelerin hemen üstü, yuvarlak sayıların hemen altı. Fiyatın bu seviyelere uzanıp geri dönmesi bir komplo değildir; büyük emirlerin gerçekleşmesi için doğal olarak likiditenin olduğu yere gitmesidir. Sözlükte "likidite avı" maddesi tam olarak bunu anlatır.
Algoritmalar ve yüksek frekanslı işlem
Bugün hacmin büyük kısmı insan değil, kod üretiyor. Piyasa yapıcı algoritmalar spread'in iki tarafına sürekli emir koyar ve milisaniyeler içinde günceller. Haber algoritmaları veriyi saniyeler içinde fiyatlar. Bu, iki pratik sonuç doğurur: haber anında fiyata "ilk yetişen" siz olamazsınız, o yarış çoktan kaybedilmiştir; ve emir defterinde gördüğünüz büyük emirler bir anda silinebilir, çünkü çoğu gerçek niyet değildir.
Algoritmalarla yarışmaya çalışmak yerine onların yapmadığı şeyi yapmak daha akıllıcadır: daha uzun zaman diliminde, daha az ama daha seçici işlem.
Bireysel trader nerede duruyor?
Dürüst cevap: masanın en küçük oyuncusu olarak. Sermayeniz az, bilginiz gecikmeli, maliyetleriniz oransal olarak yüksek. Bunun karşılığında elinizde kurumların olmadığı iki şey var. Birincisi, işlem yapmak zorunda değilsiniz. Bir fon parayı yatırmak zorundadır; siz bir hafta hiç işlem açmadan bekleyebilirsiniz ve bu size hiçbir şeye mal olmaz. İkincisi, küçüksünüz: 0.5 lotluk emriniz fiyatı hareket ettirmez, istediğiniz seviyeden girer, istediğiniz anda çıkarsınız. Bir fon bunu yapamaz.
Bireysel traderın kazanç şansı bu iki avantajı kullanmaktan geçer: sabırla beklemek, seçici olmak ve büyük oyuncuların likidite aradığı yerlerde onlarla aynı yönde durmak. Onlara karşı değil, onların arkasında.


