
Contents6 headings
EURUSD grafiğine bakıp "neden düştü" diye sorduğunuzda cevabın çoğu zaman EURUSD'de olmadığını fark edersiniz. Dolar güçlenmiştir, ya da risk iştahı bozulmuştur, ya da tahvil getirisi fırlamıştır. Piyasalar birbirine bağlıdır ve tek bir grafik, hikâyenin bir cümlesidir. Üç gösterge, hikâyenin geri kalanını okumak için yeter: DXY, ABD 10 yıllık getirisi ve VIX.
DXY: doların kendisi
Dolar endeksi, doları altı majör paraya karşı ölçer; ağırlığın yüzde 58'i euro olduğu için kabaca EURUSD'nin tersidir. DXY yükselirken EURUSD düşer, altın baskılanır, gelişmekte olan ülke paraları (TRY dahil) zayıflar, dolarla fiyatlanan emtialar geriler.
Pratik kullanım: bir dolar paritesinde işlem açmadan önce DXY'ye bakmak. EURUSD'de long düşünüyorsanız ve DXY güçlü bir yükseliş yapısındaysa, doların genel yönüne karşı duruyorsunuz demektir. Bu imkânsız değildir ama zordur ve bunu bilerek yapmak gerekir. DXY'nin kilit seviyeleri (100, 105 gibi) tüm dolar paritelerinde aynı anda tepki üretir.
Tahvil getirisi: her şeyin fiyatı
ABD 10 yıllık tahvil getirisi, dünyadaki "risksiz getiri" referansıdır. Yükseldiğinde borçlanma pahalanır, hisse değerlemeleri (özellikle uzun vadeli kârı fiyatlanan teknoloji hisseleri) baskılanır, faiz getirmeyen altın cazibesini kaybeder, dolar güçlenir. Düştüğünde tersi.
İki nüans önemli. Birincisi, nominal değil reel getiri (enflasyon beklentisi düşülmüş) altın için asıl belirleyicidir. İkincisi, getirinin neden yükseldiği: güçlü büyüme beklentisiyle yükselen getiri hisseleri fazla üzmez, enflasyon korkusuyla yükselen getiri üzer. Aynı hareket, farklı nedenle, farklı sonuç.
Bir de verim eğrisi var: 2 yıllık ile 10 yıllık getiri farkı. Normalde 10 yıllık daha yüksektir; tersine dönmesi (2 yıllık > 10 yıllık) tarihsel olarak resesyonun habercisidir. Trader için günlük bir sinyal değildir ama rejimi anlamak için arka planda durur.
VIX: korkunun fiyatı
VIX, S&P 500 opsiyonlarından türetilen 30 günlük beklenen volatilitedir. Piyasa sakinken 12-16, tedirginken 20-25, panikte 30 ve üstü (2020 Mart'ta 80'i gördü). VIX hisselerle ters hareket eder: endeks sert düşerken VIX sıçrar.
VIX'in trader için değeri, rejim tanımlamaktır. Düşük VIX ortamı dar aralıklar, düzenli trendler ve ortalamaya dönüş demektir; yüksek VIX ortamı geniş aralıklar, sert dönüşler ve kırılım demektir. Aynı stop mesafesi, aynı hedef, aynı pozisyon büyüklüğü iki rejimde aynı sonucu vermez. VIX 15'ten 25'e çıktığında pozisyon büyüklüğünü küçültmek, çoğu stratejide kayıp serisini kısaltır.
Risk-on / risk-off: tek hikâye
Bu üç gösterge birlikte okunduğunda piyasanın genel iştahı çıkar. Risk-on: hisseler ve kripto yükselir, VIX düşer, emtia paraları (AUD, NZD, CAD) güçlenir, yen ve frank zayıflar. Risk-off: tersi; para güvenli limanlara (dolar, yen, frank, tahvil) kaçar, altın karışık (bazen liman, bazen nakit ihtiyacıyla satılır).
Rejimi bilmek, farklı grafiklerdeki hareketleri tek cümlede birleştirir: "Nasdaq düşüyor, USDJPY düşüyor, VIX yükseliyor" bir risk-off günüdür ve bu günde AUDUSD long aramak, akıntıya karşı yüzmektir. Sabah beş dakika: DXY, 10 yıllık, VIX, ES vadelisi. Günün rejimini bilerek başlarsınız.
Korelasyonlar sabit değildir
En önemli uyarı bu. Altın–DXY ters korelasyonu çoğu zaman çalışır, bazen aylarca kopar (2024'te altın, güçlü dolara rağmen rekor kırdı; merkez bankası alımları baskındı). Kripto 2020 öncesi hisselerle ilgisizdi, sonra Nasdaq'ın kaldıraçlı kopyası oldu. Korelasyon bir kural değil, o dönemin baskın hikâyesidir ve hikâye değişince korelasyon da değişir.
Bir de kriz dönemlerinde "her şey birlikte düşer": normalde birbirinden bağımsız görünen varlıklar aynı anda satılır, çünkü herkes nakde koşar. Portföyde çeşitlilik sandığınız şey, kriz gününde tek bir büyük pozisyona dönüşür. Korelasyonlu iki işlem açmak, aynı işlemi iki kez açmaktır; risk hesabınızı buna göre yapın.
Nasıl kullanmalı
Bu göstergeler giriş sinyali değildir; bağlamdır. Kurulumunuz kendi grafiğinizden gelir, DXY/getiri/VIX ise o kurulumun rüzgârla mı rüzgâra karşı mı olduğunu söyler. Rüzgârla olan işlemleri tam boyutta, rüzgâra karşı olanları yarım boyutta ya da hiç almamak, basit ama sonuç veren bir kuraldır.

